Serapeion (Kızıl Avlu)

Binanın tamamının kırmızı tuğladan yapılmış olması ve büyük ön avlusu sebebi ile tapınak halk arasında “Kızıl Avlu” olarak adlandırılmıştır.


Binanın tamamının kırmızı tuğladan yapılmış olması ve büyük ön avlusu sebebi ile tapınak halk arasında “Kızıl Avlu” olarak adlandırılmıştır. Avlusu, yüksek duvarlarla dışarıya kapalı idi. İç kısmının andezit sütunlu galerilerle çevrili olduğu kabul edilir. Tapınağa, avlunun batı cephesinde yer alan üç anıtsal kapıdan  girilmektedir. Bu girişin halen bir kısmı ayaktadır.

Roma Dönemi’nde Mısır Tanrılarına verilen önem sebebi ile tapınak aşağı Bergama kentinin tam merkezine inşa edilmiştir. Tapınak avlusunun oluşmasına engel teşkil eden Selinos çayının üzerine 194 m uzunluğunda iki adet, (kesme taş) tonozlu tünel inşa edilmiş ve 100X260 m. Ebatlarında düz alan elde edilmiştir. 62X25 m ebatlarında 19 m yüksekliğindeki ana binanın tuğla duvarlarının üzeri ve taban mermer kaplanmıştır. Tapınağın önünde, tapınak ile aynı aks üzerinde avluya doğru çıkma yapan bir propylon ve gerisinde devasa bir tapınak kapısı yer almaktadır.  Kutsal mekanın sadece ön tarafı  pencerelerle aydınlatılmış, kült heykelinin bulunduğu arka kısmın yarı aydınlık olmasını sağlamak amacıyla pencere yapılmamıştır. Yanlardaki 15 m. Çapında, 19 m yüksekliğindeki yuvarlak, taş yapıların ve avluların bazı bölümlerinin altında tapınağın içindeki 10X12 m ebatlarında, 1,5 m yükseklikte platforma uzanan gizli geçitler ve merdivenler yer almaktadır.. Muhtemelen bu geçitlerden ilerleyen tapınağın başrahibi içi boş olan kült heykelinin baş kısmına yükselerek oradan halka tanrı adına  telkinlerde bulunuyordu. Tapınağın üzerini örten, iki eğimli, çok sağlam, ahşaptan bir çatı iskeletinin bulunduğu söylenmektedir.

Kült ve sanat tarihi verilerine  dayanarak tapınağın M.S 2. yy’da muhtemelen İmparator Hadrian döneminde inşa edildiği ve Mısır tanrıları hem Serapis hem İsis’e itaf edildiği söylenebilir. Ancak tapınağın iki yanındaki yuvarlak yapılarda kült mihraplarının bulunmasına karşılık yan tanrıların kimler olduğu bilinmemektedir. Ana binanın iki yanı mısır tarzı heykel sutünlar (Karyatid - mimaride, taşıyıcı nitelikte kadın heykeli biçiminde sütunlara verilen isim) konmuştur.

Erken Bizans döneminde kutsal mekanın içinde önemli tadilatlar yapılarak kiliseye çevrilir ve Apostel Johannes’e sunulur. Roma döneminde kullanılan orta platform kaldırılmış Bina içine iki sıra sutün ilave edilmiştir. Tapınak Anadolu’daki erken yedi kiliseden biri olarak kullanılmaya devam etmiştir. Osmanlı döneminde Ana binanın iki yanındaki silindirik yapılardan kuzeydeki, camiye (Kurtuluş Camii) çevrilmiştir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar