Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Doğu'daki Batı İzmir'deki Avrupa

Çocukluğumun İzmiri'nin en çekici yeri Alsancak'dı. Kuşkusuz o zamanlar bunun nedeni hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Bugünden baktığımda, Alsancak'da bana çekici ve hatta biraz da gizemli gelen şeyin, taihî dokusu olduğunu anlıyorum. Ama bu sadece, inci taneleri gibi dizili konakların taihî atmosferi ile ilgili bir şey değildi sanırım. Alsancak'da eskiyle yeninin, yani cumbalı evlerle, o zamana kadar gördüğüm en büyük ve en modern apartmanların oluşturduğu tezatla da alakalıydı bu. Garip olan, benim çocuk aklımla hissettiklerimin, tarihsel bir boyutu olması. Eski adı Punta olan Alsancak, her zaman İzmir'in Batısı olmuş: Doğu'daki Batı, Küçükasya'nın incisi İzmir'deki Avrupa. Tarih boyunca Anadolu'nun en önemli ihracat limanı, İzmir'in ticari merkezi de kaçınılmaz olarak Alsancak olmuş. Yabancı tüccarların, seyyahların ve Avrupa mallarının Anadolu'ya ilk ayak bastıkları bu semt, doğal ki şehirdeki tüm yeniliklerin de merkezi olmuş ve bu ner...

Sinema Cenneti Hatay

Facebook Eski İzmir Grubu'ndan alıntıdır Bu blogu yazmaya başladığımızda İzmir'in kültür ve sanat etkinliklerini, İzmir'in İzmir olmasına neden olan kültürel geçmişini, kentin sokaklarındaki hikayeleri bulabileceğimizi ve çokta fazla yorulmayacağımızı düşünmüştük. Ancak günler geçtikçe İzmir'in tahmin ettiğimizden çok daha fazla yaşayan bir şehir olduğunu gördük. Hatta entellektüel hayat o kadar hakim ki yaşantımıza, biz İzmirliler için farklılık arz etmese de yaşantımızda oldukça büyük bir yer kaplıyor. Belki de İzmir bu yüzden gavur. Ancak ince bir ayrım var onu farketmek gerekiyor. Bize gavur dendiği için entellektüel olmamışız, biz böyle olduğumuz için bize gavur demişler. Bu kanıya nasıl mı vardık? İşte küçük bir örnek...  

Kilizman

İzmir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla’nın İskele’si özgün karakteri olan bir mahalledir. Antik Klazomenai kentinin üstüne kurulmuştur. Bu nedenle Kilizman ismiyle bilinir. Nice şehir yorgununa huzur, nice edebiyatçıya ilham vermiştir...

İzmir; Dişil Bir Kenttir.

Dişil Kent Bize Ne Anlatır? “Dişil Kent ” bize; kadının sosyal, ekonomik ve politik alanda varlık gösterdiği, sokakların, mekanların onlar için güvenli olabildiği, yaşamı   rahatlıkla sürdürebildikleri, kendilerini ifade edebildikleri kentleri anlatır. İzmir, efsanelere göre bir Amazon kraliçesinin onuruna kurulmuş. Kent tüm boyutuyla kadınların etkinliğini yansıtmış. Kadınlar İzmir’de   Türkiye’nin diğer bölgelerine göre çok daha ön planda. 1977’den bu yana İzmir’in parlamentoya gönderdiği kadın milletvekili sayısı her zaman Türkiye   ortalamasının üzerinde olmuştur. Bu sayı dönem dönem 3-4 katına çıkmıştır...

Kendi Kaleminden Yusuf Nalkesen

Kendi Kaleminden Yusuf Nalkesen Hicaz makamındaki bir kasidemin ilk dörtlüğünde;                Ne diledik, ne istedik,        Bu aleme nasıl geldik?        Tertemizken bin günahla         Cümlemiz burada kirlendik!                İfademden de anlaşılacağı gibi hiç birimiz bu hayata kendi istek ve arzumuzla gelmiş değiliz!                Ben de, annem Hayriye hanımla, babam Mehmet efendinin evladı olarak çok karlı ve soğuk bir yılbaşı iptidasında gözlerimi bu hayata açmışım. Doğum yerim (Yugoslavya) İştip Kasabası, doğum yılım (sonradan Türkiye’ye gelmemiz esnasında alınan nüfus kayıtlarına göre) 1339 Hicri, 1923 Rumi yılı olarak geçirilmiş...

Serapeion (Kızıl Avlu)

Bergama Kızılavlu Bazilikası, M.S 2. yy’da İmparator Hadrian döneminde inşa edilmiş ve muhtemelen Mısır tanrıları Serapis, Harpokrates, ve İsis tapım görmüştür. 270.00 x 100.00 m, tapınak 60.00 x 20.00 m. boyutlarında olan tapınak Pergamon'un en görkemli anıtsal yapılarından birisidir. Tapınağın tamamının tuğladan yapılmış olması ve büyük ön avlusu sebebi ile tapınak halk arasında “Kızıl Avlu” olarak adlandırılmıştır. Döneminde Mısır kültürüne duyulan hayranlık sebebi ile tapınak Roma Dönemi aşağı Bergama kentinin tam merkezinde inşa edilmiştir. Tapınağın ön avlusu Bergama (Selinos) çayı üzerine yerleştirilen su tünelleri üzerine oturtulmuştur. Büyük bir mimari mühendislik eseri olan tapınak önünde tapınak ile aynı aks üzerinde avluya doğru çıkma yapan bir propylon ve gerisinde devasa bir tapınak kapısı yer almaktadır. Kapı ağır mermer sövelerle çevrili, kapı kanatları çok büyük ve muhtemelen bronz kaplamalı idi.

Şap Ticaretinden Tuz Ticaretine Foça ve Mirası

"... Foça şapının Ceneviz’e verilmesidir. Şap, Ortaçağ’ın en önemli stratejik ürünlerinden birisidir. Anadolu, şap madeni bakımından oldukça zengindi. Şap, özellikle yün ve pamuk liflerinin ayrışmasını sağlıyor ve boyanın kumaşa sabitleşmesini mümkün kılıyordu. Şap ticareti, İngiltere’den Almanya’ya kadar çok geniş bir alanı ilgilendiriyordu. Anadolu’da; Şebinkarahisar [Colonna], Foça [Foglio] ve Gediz’de [Kadoi] şap madeni çıkıyordu. Dokumacılığın gelişmesiyle birlikte bu maddeye duyulan gereksinim daha da arttı. Anadolu’nun bu maden açısından ne kadar zengin olduğunu Batılılar biliyordu. Ceneviz ve Venedik, bu madenin tekelini elde etmek için uğraş veriyorlardı. Cenevizliler, sonrasında gözlerini adalara ve Küçük Asya kıyılarına çevirmişlerdi. Bizans tarihçisi Dukas’ın anlattığına göre 8. Mihail Paleolog, 1275 yılında Cenevizli Manuel Zaccaria ailesine Foça’nın zengin şap madenlerini dirlik olarak verdi. Dukas, şap madeninin oldukça basit yöntemlerle işlenecek duruma geldiğini y...