Öyle bir yer anlatmaya çalışacağız ki neresinden başlayacağımızı bilemiyoruz. Kuzeyde dersek, evet kuzeyde sayılır. Batı da dersek evet batıda da sayılır. Önceki yazılarımızda yer verdiğimiz Beydağ ve Kınık'ın tam ters istikametlerinde... Kordon'da oturup gün batırırken silüetini görebileceğiniz kadar yakın olsa da karayoluyla gidebileceğiniz en uzak ilçelerden birisi. Koyları el değmemiş diyebileceğimiz kadar güzel, gemicilerin etrafından dolanırken manzarasından sıkılmadığı, balıkçıların denizinden dönmek istemediği, dağları bereketli, denizi bereketli bir yer. Börklüce'nin memleketi, İzmir'in doğal kalesi, Zeytini bile işlemeye gerek duymadan dalında eren, endemik bitki sayısı oldukça fazla olan, şimdilerde devasa rüzgar gülleri, duble yolları ve talan edilmeye hazır doğası ile biliniyor. Hala anlamamış olamazsınız. Kopanisti peyniri, Nergis çiçeği, Ayıbalığı, Mordoğan desek? Hala mı Karaburun'dan bahsettiğimizi anlamadınız. O zaman bu...
Yengen kadar karışık, Yengen kadar lezzetli... Izmir'e dair yaşanması gereken ne varsa hepsi bu blogda...