"Ey Bedbaht (bahtı kara) Türk!... Wilson prensipleri unvan-ı insaniyetkâranesi (vicdanlılık) altında senin hakkın gasp ve namusun hetkediliyor (yırtılıyor). Buralarda Rum’un çok olduğu ve Türklerin Yunan’a iltihakını (karışması) memnuniyetle kabul edeceği söylendi ve bunun neticesi olarak güzel memleket Yunan’a verildi. Şimdi sana soruyoruz: Rum senden daha mı çoktur? Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın? Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin Maşatlık’tadır. Oraya yüzbinlerle toplan. Ve kaahir ekseriyetini (ezici çoğunluğunu) orada bütün dünyaya göster. İlan ve ispat et. Burada zengin, fakir, âlim, cahil yok. Fakat Yunan hakimiyetini istemeyen kütle-i kaahire (çoğunluk) vardır. Bu sana düşen en büyük vazifedir. Geri kalma. Hüsran ve nekbet (talihsizlik) faide vermez. Binlerle, yüzbinlerle Maşatlık’a koş ve Heyet-i Milliye’nin emrine itaat et!... İlhakı Red Heyet-i Milliyesi"
Yengen kadar karışık, Yengen kadar lezzetli... Izmir'e dair yaşanması gereken ne varsa hepsi bu blogda...