İzmir İçinde Bir Kent

1
İzmir’de Yamanlar Dağı’nın eteği ile deniz arasındaki bölgede kurulan Karşıyaka, kent içinde bir kenttir adeta… İzmir’in bu en özgün ilçesi, heykelleri ve köşkleriyle dikkat çeker.

Karşıyaka, İzmir’in bir ilçesi, ama Karşıyakalılar kendilerini asla İzmirli addetmez; çünkü onlar Karşıyakalıdır. Kent içinde başlı başına bir kent, hatta memlekettir. Çünkü eski İzmir’in merkezlerinden olan bu bölge eski İzmir Ege tarihinin Aiol-İon kültürünün merkezi, odak noktasıdır. Ozanların hocası Homeros burada doğmuş, İlyada ve Odessa burada yazılmıştır.

Karşıyaka’daki en önemli tarihi eser ise Smyrna’dır (Tepekule). Bayraklı’daki Smyrna kentinin tarihi, MÖ 3000 yılından çok daha gerilere uzanır. Kazılarda elde edilen bilgilere göre, ilk İzmir yerleşikleri, evlerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine yapmışlar. Çağdaş uygarlığın, kültürün, tarihin temelindedir hep İzmir-Karşıyaka. 18. yüzyılın sonuna kadar bölgeden gelip geçmiş ünlü Batılı seyyahlar, “Cordelio” denilen bu cennet yeşili sahili seyahatnamelerinde sürekli anlatmışlar. Yamanlar Dağı'nın eteği ile deniz arasında kalan Karşıyaka’nın eski adı Cordelio’dur ve kökeni Arslan Yürekli Rişar’a (Richard Coeur de Lion) dayanır. 1190'lı yıllarda 3. Haçlı Seferi'ne katılan ve Selahattini Eyyübi'ye karşı çarpışan Arslan Yürekli Rişar İzmir'e gelir ve bölgeye adını verir. Türkler ise en eski çağlardan beri İzmir'in karşı sahiline Karşıyaka demişler.

1081'de İzmir'de Çaka Bey döneminde ve daha sonra Aydınoğlu Umur Bey zamanındaki İzmir savaşlarında,
"karşı-yaka" ve "karşı-sahil" tanımlaması, Selçuklu silahşorları arasında söylenegelmiş.

Karşıyaka'nın en önemli özelliği, denizin kenarına kadar inen Yamanlar Ormanları, yemyeşil bahçeleri ile İzmir'de bir mesire ve eğlence yeri olarak parlaması. 18. yüzyılda bölge zeytinlikleri ile ünlüyken, 1865 yılında İzmir-Kasaba (Turgutlu) demiryolu hattının hizmete girmesi kentleşme yolunda ilk adımı atmış, 1884'te kurulan Hamidiye Vapur fiirketi'nin Karşıyaka'daki tahta iskeleye vapur seferlerine başlamasıysa gelişmeyi
daha da hızlandırmış. Bu yıllarda Karşıyaka'da ikili bir yerleşme görülmüş bölgede. Sahil şeridine, büyük arsalar alan Levantenler ve yabancı tüccarlar yerleşerek yalılar ve köşkler yapmaya başlamışlar, İç taraşardaysa Türkler oturmuş ağırlıklı olarak.

Önemli Köşkler

1954 tarihinde ilçe olan, 66 kilometrekare yüzölçümüne sahip Karşıyaka, günümüzde de İzmir’in en eğlenceli ve özgün merkezi olduğu gibi köşklerin, heykellerin ve büstlerin sıralandığı bir açık hava müzesidir de...

Karşıyaka’daki en önemli köşklerden biri kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife Hanım'a ait olan köşktür. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın son günlerini yaşadığı bina, 14 Ocak 1923'te vefat ettiği köşk olması açısından ayrı bir değer taşır. Zübeyde Hanım, son günlerini Uşakizade ailesine ait olan ve günümüzde Latife Hanım Köşkü olarak bilinen köşkte geçirmiş ve 14Ocak 1923 günü de bu köşkte vefat etmiş.

Çamlık beldesinin girişindeki İzmirli Alyottiler tarafından 1914 yılında yaptırılan Durmuş Yaşar Köşkü; 10 Eylül 1922 gecesi Atatürk'ün kaldığı İplikçizade Köşkü; 1930'da Karşıyakalı İtalyan ailelerinden Armando Penetti tarafından yaptırılan ve Venedik'teki bir sarayın minyatürü olan Penetti Köşkü, Bostanlı dolmuş durağı karşısındaki parkın yanındaki Epikmen Köşkü en önemli köşkler arasındadır. Ünlü Türk dostu Heinrich Van Der Zee tarafından yaptırılan Van Der Zee Köşkü ise restoran olarak hizmet sunarak geçmişi bugünün Karşıyaka’sına taşır. Karşıyaka’da gezerken bir başka mimari harika, sokak süsleri olan heykel, anıt ve büstler dikkatinizi çekecek. 1992 yılında heykeltıraş Bihrat Mavitan tarafından yapılan İnsan Hakları Anıtı ile Anayasa Meydanı'nda bulunan, 27 metre yüksekliğindeki Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’nın yanı sıra Karşıyaka’yı çok sayıda önemli heykel süsler. Bayraklı Atatürk Meydanı'nda bulunan, Ekin Erman tarafından 1998 yılında yapılan 3 metre boyundaki bronz Atatürk Heykeli, 9 Eylül 1922'de Karşıyaka'ya ilk sancağı diken kişi olan Bombacı Ali Çavuş Heykeli dikkati hak eden eserler... Yunus ve kuğu heykelleri de bölgeyi güzelleştiren hoş estetik unsurlar.

Ege Denizi'nin dostluk ve sevgi sembolü olan yunusları sembolize eden Uçan Yunuslar Heykeli, İsmet Erayda tarafından yapılmış. 6.5 metre boyunda ve 10 ton ağırlığındaki heykelin birbirine sarılmış yunuslarının fotoğrafını çekmeyi ihmal etmeyin. Alaybey Tersanesi'nin karşısında bulunan, 1.5 metre boyundaki beyaz betondan Yaban Kuğusu Heykeli, ‹zmir Kuş Cenneti'ni ifade ediyor.

Büstler arasında ise Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahriye Üçok, Ahmet Adnan Saygun, Sadi Hoşses, Aşık Veysel ve Uğur Mumcu’ya ait olanlar bölgenin siyasi geçmişinin göstergeleri. Karşıyaka’da görülecek bir başka tarihi yer de Güzel Sanatlar Parkı Arkeoloji Müzesi. 90 parça eserin sergilendiği bu açık hava müzesi, Bostanlı Vapur İskelesi’nin hemen karşısında. Park bünyesinde bulunan pek çok sanat atölyesi de Karşıyaka’nın tarihteki kültürel geçmişini taçlandırıyor.

Karşıyaka denilince belkide yukarıda sayılanlar dışında ilk akla gelen Karşıyaka Spor Kulübü olur. Ve tabiki kendi kulüplerine sonsuz bir aşkla bağlı taraftarları...

1 Kasım 1912 tarihinde “Karşıyaka Muaresei Bedeniye Kulübü” adıyla kurulan İzmir’in ilk spor kulübü olan Karşıyaka Spor Kulübü, kentin en büyük gururu. "Kaf Sin Kaf", adıyla anılır kısaca ki bu da K.S.K. harflerinin eski dilde okunuşudur. Yeşil-kırmızılı renklere sahip olan Karşıyaka Spor Kulübü, armasının içinde ay-yıldız taşıma hakkına sahip olan üç kulüpten biri. Kuruluşundan Kurtuluş Savaşı’na kadar geçen sürede hiçbir maçta yenilmeyen, İtalyan ve Yunan şampiyonlarını birçok kez yenerek bu kulüplerin kapatılmasına neden olan Karşıyaka Spor Kulübü günümüzde 9 branşta faaliyetlerini sürdürüyor.

Kaynak: OnAir Aralık 2009, Görsel Vehbi Moğol

Yorumlar

Popüler Yayınlar