Ana içeriğe atla

Necdet Tokatlıoğlu


Necdet Tokatlıoğlu Kimdir?

30 Ocak 1933 tarihinde İzmir'de doğdu. Müziğe, 1948 yılında, İzmir Türk Musıkisi Cemiyeti’nde başladı. Burada Ahmet Aksoy ve İlyas Tonguç’dan yararlandı. 1951 yılında Mehmet Kasabalı’dan ud ve nota dersleri almaya başladı. 1952 yılında, İzmir Radyosu’na girdi. 1954 yılında Ankara Radyosu’nda hem ud hem de ses sanatçısı olarak çalışmaya başladı. Ankara Radyosu’nda Fahri Kopuz, Ruşen Kam, Suphi Ziya Özbekkan’dan nazariyat, Refik Ahmet Sevengil’den edebiyat, Mesude Çağlayan ve Saadet İkesus’dan şan dersleri aldı. 7 Ekim 1960 tarihinde, Ankara Radyosu Müzik Yayınları Müdürü oldu. 1961 yılı Aralık ayında ise solistlik görevine geri döndü. Kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı 1981 yılına kadar radyoda solist, korist ve program şefi olarak görev yaptı.


Ankara Radyosu’nda iken; 1968 yılında Mısır ve Tunus, 1969 yılında İran, Pakistan, Bangladeş ve Irak, 1972 yılında Mısır, Tunus ve Cezayir’de konserler verdi. 1979 yılında, “Libya Destanı”nı besteledi ve Libya’da konser verdi. 1980 yılında, Libya Devrimi’nin yıldönümü nedeniyle, Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin daveti ile tekrar Libya’da konser verdi. 1983 yılında, cumhuriyetin 60. yıl kutlamaları için Türk Federasyonu’nun daveti ile ABD’nin New York Hilton Oteli’nde yapılan baloya katıldı. 1988 yılında, istek üzerine yine ABD’de New York ve New Jersey’de konserler verdi.

İlk bestesi, “Gördüm O Yeşil Gözleri Bir Lahzada Yandım” mısrasıyla başlayan, Kürdili Hicazkar şarkıdır. Sanatçı kendi bestelerinden oluşan 5 adet LP ve pek çok 45 devirli plak doldurdu. 95 kadar bestesinden 68 tanesi, TRT Repertuarı’ndadır. Sanatçı, 1975 ve 1983 yılları arasında, Milliyet gazetesi tarafından düzenlenen yılın şarkısı anketlerinde, pek çok kere ödüle layık görüldü.

Uzun süre, İstanbul Musıki ve Kültür Derneği TSM Korosu’nun şefliğini yaptı. Son yıllarında İstanbul Koç Allianz Korosu'nu ve Kabataş Necdet Tokatlıoğlu Musiki Derneği Korosu'nu çalıştırmaktaydı. 27 Eylül 2008 tarihinde İstanbul'da vefat etti. 

Kaynak: Milliyet ve Biyografi.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Halk Oyunları Öğrenmek İsteyenlere Rehber

Hemen her İzmirli hatta Egeli mutlaka zeybek öğrenmek ister. Düğünlerde, toplantılarda, özel günlerde çıkıp harmandalı oynayan insanlara gıpta ederek bakanlar keşke bende oynayabilsem diye iç geçirirler.
Ancak bilmezlerki Halk Oyunlarını öğrenmenin yaşı yoktur. Yaşınız kaç olursa olsun bir Halk Oyunları derneğine giderek kayıt olabilir doğru ellerden doğru oyunları öğrenebilirsiniz.
İnternete gereken önemi vermeseler de bir kaç dernek hakkında bilgi...

İzmir'de Adana/Urfa Kebap Nerede Yenir?

İzmir insanı dışarıdan bakıldığında, ot, balık, gevrek, midye, lokma, boyoz ve buna benzer İzmir'in simgesi olmuş yemeklerle beslenir sanılır. Genel temayül yanıltıcı değildir aslında ama her İzmirli de zaman zaman farklı lezzetlere yelken açmak ister. Günü gelir kebap yemek ister, günü gelir çeşitli yörelerin köftesine meyillenir. Aslında Anadolu'nun ve Dünya'nın mutfaklarından örnekleri kentimizin içinde bulabiliriz. 
Geçtiğimiz günlerde bir sohbet esnasında "İzmir'de iyi bir kebabı nerede yersin?" sorusuna cevap bulmakta zorlandığımızı gördük. Biraz düşünüp bugüne kadarki deneyimlerimizi gözden geçirip, lüks olmayan ve sadece kebap işi yapan mekanları anlatmak istedik. 
Bu gazetelerin yaptığı gibi "En İyi 10 Kebapçı" tadında bir yazı olsa da gayesi bambaşka bir yazıdır. 

Tire Çamur Peyniri

Kopanisti ile başlayıp İzmir'in süt ve süt ürünlerindeki çeşitliliği kaleme almak istemiş, ancak bir türlü fırsat bulamamıştık.

Süt ve süt ürünleri konusunda İzmir'in her bir ilçesi kendine has ürünleri ile markalarını oluşturmuşlar. Karaburun yöresi Kopanisti, Seferihisar yöresi Armola, Bergama yöresi tulum peyniri, Selçuk yöresi lor tatlısı gibi...

İşte onlardan birisi Tire Çamur Peyniri...