Ana içeriğe atla

İzmir Erkeği

İzmir erkeği; gerekirse aç gezer ama şık gezer. 

Uyanıktır askerde, en arazi işleri kapar. 

Basmane'de berduş, Kordon'da cankuştur. 

Sünnetten önce mutlaka üstü açık Cadillacla veya faytonla şehir turu atar... 

İstanbul'a gitti mi, Ankaralılar gibi yerleşmez. Bir an önce dönmek ister. 

Zarif adamdır; çekirdek demez, çiğdem der; sabahları kahvaltısında bazen boyoz, bazen de gevrek yer. 

Sinemaya tek gitmez.. gitse de tek çıkmaz. 

Benjamin Button gibidir yaşlandıkça gençleşir. 

Yediği balıktan, tuttuğu takımdan, sevdiği kadından vazgeçmez.. Geliyorum dedi mi gelir... Gidiyorum dedi mi gider.. Nereye giderse gitsin İZMİR'İ över ve elbet bir gün yine İZMİR'E döner..
Facebook sosyal paylaşım sitesindeki İzmir sayfasından alıntıdır. 

Yorumlar

  1. Merhabalar,

    İzmir'in erkeğini ne güzel anlatmışınız. Bu güzel paylaşımınız ve İzmir'in erkeği konusunda bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar,

    İşinize karışmak gibi olmasın ama, yorum ayarlarınızdan kelime doğrulama işlevini kaldırsanız iyi olur sanırım. Sebebine gelince. Yorumu gönder butonuna tıkladıktan sonra çoğu blogcu hemen oradan ayrılır. Oysa kelime doğrulama işlemi ekrana çok geç geldiği ve yazılan yorumun da kelime doğrulama işlemi yapılamayacağı için yazılan yorumlar size ulaşamayabilir!

    Bir önceki yorumumu yazdığım da nerde var nerde yok, hemen çıkıp gidiyorken, biraz daha bekledim, iyi ki beklemişim, kelime doğrulama işlemi geldi ekrana.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadık Bey Semtinin İsmi Nereden Gelmektedir?

Konak'tan Güzelyalı'ya giderken Vali Konağı ile Köprü durakları arasında yer alan durağın adı Sadık Bey durağıdır. Susuzdede Tepesi'nin kuzey doğusunda Türk Koleji ve Hakimiyet-i Milliye İlkokulu'nun tam arasında kalan bölgededir.  Civarda Sadık Bey'e ait bir heykel bir meydan veya bir sembol yoktur.  Peki kimdir Sadık Bey ve neden bir muhite adını vermiştir? Buyrun beraber okuyalım...

Giraudlar

Toprak mahsullerini ithal değil, ihraç ettiğimiz günlerdi. 1700’lü yılların ortalarıydı ve İzmir, yerel ürünlerin dünya pazarlarına aktarıldığı bir çıkış noktasıydı. Hatta ihracatta on kata ulaşan bir artıştan bahsediliyordu. Zira, “ Batı Avrupa’da sanayi devrimi nedeniyle toprak mahsullerine aşırı ihtiyaç duyuluyordu. ” Jean-Baptiste Giraud’nun Güney Fransa’nın Antibes kentinden İzmir’e gelişi tam da bu döneme rastlamıştı. Takvimler 1761’i gösteriyordu ve Giraud ailesinin ilk üyesi, Marsilyalı bir firma tarafından “ toprak mahsulleri ticareti ” için İzmir’e gönderilmişti. Zamanla aile bu topraklarda kök salacak; Şark Halı, İzmir Yün Fabrikası, İzmir Pamuk Mensucat ve İzmir Basma Fabrikası ile halıcılıktan konfeksiyona bir çok sektörde ilk sınai fabrikaları kuracak; Levanten kültürünü zenginleştirecek; spor güncesine de pek çok başarı ekleyecekti. Cronicles Dergisi'nin 7. sayısında çıkan bu yazıyı, Levantine Heritage görselleri ile birleştirip sizlerle paylaşmak istedik...

Bir Zamanlar İzmir | Palet Restaurant

Palet Restaurant, 2000'li yıllara girmeden mecburen hayatına son vermiş İzmir'e renk katan bir işletmeydi. Kordon'da Alsancak İskelesi'ni geçtikten sonra limana yakın bir yerlerde denizin üzerine kurulmuş enterasan mimarisi ile sembolleşmiş bir eğlence merkeziydi...