Hrisostomos


Emperyalizmin tetikçisi Yunan Ordusu İzmir'e çıktığı gün İzmir Rum Metropoliti Hristostomos elindeki asanın topuzundaki Bizans alameti ile Yunan Ordusunu takdis ediyordu. Emperyalizmin tetikçisi İzmir'i kan gölüne çevirmişti. Tarihin insanlık adına utanç olarak kaydedeceği o günü David Valden adındaki bir İngiliz tarihçi şöyle anlatmıştır: "...Yunan ordusu karaya şişinerek çıkıyordu. Başpiskopos Hrisostomos şatafatlı elbiseleri içinde Yunan askerlerini takdis ediyordu. Türklere hakaret ediliyordu. Dövülüyor, katlediliyorlardı. İzmir Meydanı tam bir salhaneye dönmüştü... Ama başlangıç feci bir son da getirecekti..."

Başarı ve Millet

Günlerden 10 Eylül'dür. 10 Eylül 1922... Başkumandan Mustafa Kemal ve diğer komutanlar artık İzmir'dedirler. Halk Hükümet Meydanı'na tolanmış Mustafa Kemal Paşa'yı görmek, istemektedirler. Mustafa Kemal Paşa yanındaki komutanlar ile birlikte balkona çıkmıştır...Sarı saçları kalpağından dışarıya taşmaktadır. Mavi gözleri sanki Akdeniz ile birleşmiştir. Mustafa Kemal Paşa bir an meydanı seyretmiş ve sonra en yüksek sesi ile şöyle demiştir: "...Bu başarı milletindir..." O Mustafa Kemal'dir. Herşeyi millete maletmektedir. Ve hayatı boyunca hiç "ben" dememiş hep "biz" demiştir. Şimdi kimi siyasetçiler fırın açılışına katılsalar "ben" diye övünürler...

Bir Katilin Sonu

İzmir'e Vali olarak 1'inci Kolordu Komutanı İzettin (Çalışlar) tayin edildi. Ve şimdi Altay Paşa anlatmaya devam etmektedir: "Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa'yı deniz kenarındaki kışlaya getirdim. Kışla avlusuna toplanmış olan Yunan esirlerini "Zito (yaşa) Nurettin Paşa, Zito (yaşa) Kemal Paşa" diye bağırtmaya başlattım. Böylece Yunan işgali sırasında Zito Venizelos (Yunan başvekili) diye bağırmadıkları için süngülerle delik teşik edilenlerin ruhlarını şad etmek istemiştim..."

"Üzerini Arayın!"

Rum metropolit Hrisostomos üniforması elindeki asası ile, Mustafa Kemal'i görmek için gelmişti. Büyük Üniforması ile merdivenlerden çıkarken Kolordu Adli Müşaviri Münir (Çıtak) polislere şu emri verdi: "...Sakın bu papazı üzerini aramadan içeri sokmayın, bu meşhur bir komitacıdır. Son bir fedakârlık yapayım diye üzerinde bomba getirmiştir." Polisler papazı bir odaya aldılar... Nurettin Paşa'nın yaveri üzerini aradı. Bir şey bulunmadı. "Siz konuşun"...

Altay Paşa bunları bana anlatmaya şöyle devam etmişti: "...Gazi Mustafa Kemal'e Hrisostomos'un geldiğini haber verdiler. Gazi Paşa bir an durdu. Nurettin Paşa'ya "sen konuş" dedi. Nurettin Paşa, papazın kaldığı odaya gitti ve: "Gördün mü Allah'ın adaletini nasıl tecelli etti" dedi. Ve ilave etti: "Sizi artık metropolit olarak tanıyamayız... Sonra sordu, bir din adamı o katilleri nasıl takdis eder...? "

Bizans Gitti Asası Kaldı

Rum metropolit kapı dışarı edildi. Ama daha önce Zito Mustafa Kemal diye de bağırıp sığınmak istemişti. Hrisostomos kapının önüne çıktı. Halk toplanmıştı. Çocukları süngülenenler, eşleri katledilen Türk kadınları, süngülerle delik teşik edilmiş olan Türk subaylarını hatırlayan İzmir'liler Papazın yanında yürümeye başladılar. Yürüyüşler hızlanmıştı.

David Valder'in yazdığı gibi emperyalist orduların elindeki Bizans alametli asa ile takdis eden Hrisos birden ayaklar altında kalıvermişti... Ondan geriye sadece Bizans alametli asası kalmıştı. Yüzlerce esir alınmıştı. Ama o esirlere dokunulmadı. Hepsi iade edilmişlerdi. Altay Paşa, şöyle demektedir. "...Biz Türkler barbar bir ordu değildik. Vatanımızı ve şerefimizi kurtarmak için savaştık. Kılıç bizim elimizde gerçekten yaman bir savaş aracı olmuştur. Ama onu silahsız insanlara asla kaldırmamışızdır..." (Taylan Sorgun: İmparatorluktan Cumhuriyete. Üç Dönemin Galerisi. Kum Saati Yayınları)

Hrisostomos (Chrysostomos Kalafatis )

Hrisostomos İzmir Metropolitinin gerçek ismi değildir. Gerçek ismi Kalafatis'dir. Babası İzmirli bir celeptir. Kendisi celep olmak istemediği için Yunanistan'a giderek dini eğitim almış ve Metropolitliğe kadar yükselmiştir. Kendisine bağlı olan Aya Fotini kilisesini cephaneliğe çevirdiği bilinir. Ve aynı zamanda İonya ordusunu kuracağını söyleyerek 20 bin Rum gencini işgal sırasında bir araya getirir. 

Yunan ordusunun işgal ettiği bölgelerdeki eylemlerine dair şikayetler üzerine Paris Barış Konferansı'na Ekim 1919'da bir rapor sunan Milletlerarası Tahkik Komisyonu Raporu’nun 9. maddesinde de "Metropolit’in askeri birlikleri takdis için yaptığı tören ateşe benzin dökmekten başka bir işe yaramamıştır." denilmiştir.

Takdisten sonra askerlere vaazında kullandığı aşağıdaki ifadeler özellikle tepki uyandırmıştır: "Asker evlatlarım, Elen çocukları, bugün ata topraklarını yeniden fethetmekle İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp içerseniz o kadar sevaba girmiş olacaksınız. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. Haydi buyurunuz, bütün Azizler sizin arkanızda olacak. Atalarınızın toprakları sizleri bekliyor!"

Metropolit Efendi: Rum Metropoliti Hrisostomos'un İzmir Günleri

Yavuz Özmakas, Şenocak Yayınları'ndan çıkarttığı yeni kitabında, Hrisostomos'a farklı bir açıdan bakarak dönemin sorunlarını inceliyor. 145 sf.lık bu kitap 2008 yılında basıldı. 

Bu yazıyı 17 Haziran 2009'da paylaşmıştım, o zaman blogum başka bir adresteydi. Tekrar yayınlamak ve bu blogun arşivlerinde yer almasını istedim.

Yorumlar

  1. Hrisostomos'un babası İzmirli değildir. Muhtemelen Yılmaz Özdil'in yazısını referans almışsınız ama yanlış. Kendisi Tirilye (Zeytinbağı) doğumludur, yani Bursalı'dır. Babası da oralıdır, dedesi de... Hatta Yavuz Özmakas'ın kitabında da bu açıkça belirtilmiştir. (bkz. s. 11-12)

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca dini eğitimini yunanistanda değil heybeliada ruhban okulunda almıştır

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar