Trio François Corneloup


İKSEV'in düzenlediği İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında 14 Mart Perşembe 20:30'da AASSM Küçük Salon'da Trio François Corneloup sahne alacak... 


François Corneloup, saksafon
Hélène Labarrière , kontrbas
Simon Goubert, davul


Orkestranın üçlü kombinasyonu isteği dolaysızca yüceltirken, mizacını da sergiliyor. Simon Goubert tam anlamıyla kesin ve hassas enerjisiyle davul tarihini baştan sona anlatırken, Hélène Labarrière zamanın zincirlerini eline geçirerek onları ebedi bir hareketle bıkmadan usanmadan çeviriyor. Birkaç güçlü eskizle, doğaçlamanın açık arazilerinde sınırları olmayan bir repertuar sergileniyor. Ham temalar, gergin ritimler, kulağa garip gelen melodiler hepsi seslerin dokusunda nefes alıp veriyorlar. Ve bütün bu sadakat ve bağlılığın ittifakı içerisinde François Cornelop her zaman arayışı içerisinde olduğu bir rotanın girdabına doğru öfkeyle akıyor ve müzikal hayatındaki akımların yarattığı içgüdülerinin yakaladığı dönüm noktaları, tarihte açık işaretleri toplayarak devrimlerin önüne geçmeyerek yerini buluyor.

Le Mans'taki Avrupa Caz Festivali'nin Direktörü Armand Meignan, François Cornelup'u "Tam anlamıyla Saksafon Abidesi, sürekli olarak yeni doğaçlama çerçevelerde yeni keşifler arayan, tam anlamıyla kendine özgü bakış açılarını oluşturan, deli gömleği giymiş gibi değil tersine karşısındakileri o gömleğin içine sokan saf enerjiyle dolu tam bir müzisyen" olarak tanımlıyor.

François Corneloup, 1980lerin başlarında kendi kendine yetişmiş bir sanatçı ve müzisyen olup çok sayıda müzisyenle beraber çalışmış, tamamen kulaklarına dayalı deneyimleriyle ayakta duran, beraber çaldığı arkadaşlarına karşı belli bir tutum geliştiren ve iletişimi baz alarak bir tür anlam hissiyatı oluşturan bir isimdir. Compagnie Lubat ve Claude Barthelemy, Henri Texıer, Michel Portal ve Gérard Maraıs gibi müzisyenlerle çalarak bu günlere gelmiştir.

"François Cornelup, sanki kendinizi her an yumruk yumruğa bir kavgaya atacakmışsınız gibi çalar. Aynı keyifle, kalpten kalbe iletişime geçerek yani kalbiniz her neredeyse onu ele geçirip vücudunuzu kullanır. (...) Müziği gergindir ancak yıkıma sebebiyet vermez: çok samimi, doğrudan sınırlara ve limitlere doğru bindirmeler yapan ve onların direnişini hissetmeye dönük. (...) Tam anlamıyla dopdolu, zengin, ele geçirilmiş bir ses. (...). İşte bu onun gücü ve bütünlüğüdür.."

Yorumlar

Popüler Yayınlar