Adnan Turani


Adnan Turani Resim Sergisi'ni 07~23 Şubat tarihleri arasında Kedi Kültür Sanat'ta ziyaret edebilirsiniz...



1925 yılında İstanbul’da doğmuş, İstanbul öğretmen okulunu bitirdikten sonra bir yıl öğretmenlik yapmış ve daha sonra 1945 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümüne girmiş ve 1948 yılında buradan mezun olmuştur.1953 yılına kadar Anadolu’da öğretmenlik yapan Turani, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışı sınavını kazanarak savaş sonrası yurtdışına gönderilen ilk öğrenciler arasına girmiştir. Önce Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde Manfred Henninger ve BAUMEİSTER’in atölyelerinde çalışmış; 1956 yılında Hamburg’a giderek Heinz Trökes’le 1959 yılının ortalarına kadar çalışmıştır. Daha sonra yurda dönen Adnan Turani, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümüne atölye hocası olarak atanmıştır.

1970 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünde öğretim görevlisi olarak göreve başlamış ve Güzel Sanatlar Enstitüsü koordinatörü olmuştur.1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin kuruluşunda görev almış ve aynı fakültenin resim bölümü başkanlığına atanmıştır.

Hacettepe Üniversitesinde “Modern Resim Sanatını Yaratan Faktörler” konulu teziyle doktor ünvanını alan Turani, ressamlığın yanında Sanat Tarihi alanında gerçekleştirdiği çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti toplumunun sanat olgusunu tanımasına önemli katkılarda bulunmuştur. “Dünya Sanat Tarihi”, “Türk Resim Sanatı”, “Sanat Terimleri Sözlüğü”, “Çağdaş Sanat Felsefesi” gibi çalışmaları sanat alanında önemli kaynaklar olarak yerini korumaya devam etmektedir.

1986-87 yıllarında Bilkent Üniversitesi’nde Resim Bölümü Başkanlığı görevini yürüten Prof.Dr.Adnan Turani, 1990 yılından bu yana çalışmalarını yaşadığı kent olan Ankara’da  sürdürmektedir. Avrupa’daki eğitimi sırasında non-figüratif bir anlayışa yönelen sanatçının üzerinde, Almanya’da devam ettiği atölyelerin etkisi olmuştur.1970lerin başlarına kadar süren soyut dönemi, daha sonraki deneyimlerini ve araştırmalarını biçimleyici olması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle renk sorunlarının çözümüne ilişkin ilk belirleyici referansların oluşumunda anayolu çizmiştir.

Adnan Turani’nin; “ resimsel biçimleme ile ilgili mantığın oluşması alınan resim eğitiminden çok sonra gelişmektedir” sözleri onun yaratı süreci içerisindeki değişiminin bir ifadesi olarak ta değerlendirilebilir. Çünkü yurda döndükten sonra lirik soyut bir anlayış temelinde Kaligrafik bir anlatıma yönelmesi bunun kanıtıdır.  Resimlerinde güçlü bir yapıya sahiptir.  Turani’nin çalışmaları arasında yer alan doğaya ilişkin görüntülerde  ön plana çıkan renkçi anlayış, konunun doğayla ilişkisinin kesilmesini ve tamamen soyut bir boyuta geçmesini sağlamaktadır. Ancak kaligrafik yaklaşımdan hiçbir zaman uzaklaşmamıştır.

Turani’nin son dönem yapıtları, onun 60 yıllık resim serüveniyle ilgili en önemli ipucunu bize veriyor. O da sanatçının araştırmacı yönünü, gözler önüne sermesi. "Resim bir boya olayıdır" diyen Turani yaratma sürecini; "benim resmime dayanan çabam, her seferinde ayrı bir maceraya atılarak bu düşünsel eylem savaşında hiç olmazsa arada bir olumlu sonuç alma niyetine dayanır. Ben çevremde yeni biçimlemelere gidiyorum. Bu nedenle benim resmim, doğa etkisini soyut bir dilde yeniden inşa etmektir. Böylece doğa biçimini değil, doğa etkisinin biçimini konu ediyorum. Bu etki biçimini arama her defasında, beni yeni biçimleme, biçim - motif sentezine sürüklüyor. Bu işlem, bir biçim transformasyonu değil, etki biçimi araştırmasıdır"sözleriyle tanımlamaktadır. Turani’ye göre resim, boya ile konuşmaktır.

Adnan Turani; ressamlığının yanı sıra “sanat bilimi” açısından verdiği eserler ve hocalığı sayesinde yetiştirdiği öğrencilerle kattığı değerler ile Türkiye Cumhuriyeti’ nde sanat alanında itici bir güç olarak varlığını sürdürmektedir. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar