Ana içeriğe atla

O, Bir Yıldızdı


Arkas Sanat Merkezi'nde yeni yılın ilk sergisi 20 Ocak’ta açıldı. 

Arkas Sanat Merkezi, Türk resim sanatının yetkin isimlerinden Naci Kalmukoğlu’nun retrospektif sergisiyle, bir kez daha sanatseverleri ağırlayacak...

1917 Devrimi sonrası ülkemize göçen ve Celal Binzet’in nitelemesi bağlamında; ‘Yitik Kuşağın Ressamları’ olarak anılan topluluğun önemli temsilcilerinden birisi olan Kalmukoğlu’nun farklı teknik, malzeme, temalarda üretmiş olduğu 100’ü aşkın yapıtını içeren ‘O, bir yıldızdı’ başlıklı sergi, 20 Ocak 2013 tarihinden itibaren Arkas Sanat Merkezi’nde izlenebilir.

Naci Kalmukoğlu Kimdir? 


1896 yılında doğdu. Kalmuk Türkleri'ndendir. Bir diğer adı Nicola Kalmikof'tur. Rus ihtilali dolayısıyla, eğitimini yarıda bırakarak 1920 yılında İstanbul'a geldi. Rusya'da 4,5 yıl, Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim gördü. Türk yurttaşlığına geçtikten sonra, tiyatro dekorları yaptı. Hayatını, bu yoldan kazandı. İstanbul'un büyük sinemalarında, otellerinde ve lokantalarında panolar, sahne dekorları ve İzmir Fuarı'nın bölüm resimleri gerçekleştirdi. Resim, çocukluk tutkusu halinde devam ettiği için, bir süre sonra, Güzel Sanatlar Birliği'nin geleneksel sergilerine katıldı. 1928 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Berlin'e gönderildi. İlk sergisini, 1940 yılında Ankara'da açtı. 1951 yılında öldü. 

Kaynak: Arkas Sanat Merkezi İnternet Sitesi 
              http://www.turkishpaintings.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Halk Oyunları Öğrenmek İsteyenlere Rehber

Hemen her İzmirli hatta Egeli mutlaka zeybek öğrenmek ister. Düğünlerde, toplantılarda, özel günlerde çıkıp harmandalı oynayan insanlara gıpta ederek bakanlar keşke bende oynayabilsem diye iç geçirirler.
Ancak bilmezlerki Halk Oyunlarını öğrenmenin yaşı yoktur. Yaşınız kaç olursa olsun bir Halk Oyunları derneğine giderek kayıt olabilir doğru ellerden doğru oyunları öğrenebilirsiniz.
İnternete gereken önemi vermeseler de bir kaç dernek hakkında bilgi...

İzmir'de Adana/Urfa Kebap Nerede Yenir?

İzmir insanı dışarıdan bakıldığında, ot, balık, gevrek, midye, lokma, boyoz ve buna benzer İzmir'in simgesi olmuş yemeklerle beslenir sanılır. Genel temayül yanıltıcı değildir aslında ama her İzmirli de zaman zaman farklı lezzetlere yelken açmak ister. Günü gelir kebap yemek ister, günü gelir çeşitli yörelerin köftesine meyillenir. Aslında Anadolu'nun ve Dünya'nın mutfaklarından örnekleri kentimizin içinde bulabiliriz. 
Geçtiğimiz günlerde bir sohbet esnasında "İzmir'de iyi bir kebabı nerede yersin?" sorusuna cevap bulmakta zorlandığımızı gördük. Biraz düşünüp bugüne kadarki deneyimlerimizi gözden geçirip, lüks olmayan ve sadece kebap işi yapan mekanları anlatmak istedik. 
Bu gazetelerin yaptığı gibi "En İyi 10 Kebapçı" tadında bir yazı olsa da gayesi bambaşka bir yazıdır. 

Tire Çamur Peyniri

Kopanisti ile başlayıp İzmir'in süt ve süt ürünlerindeki çeşitliliği kaleme almak istemiş, ancak bir türlü fırsat bulamamıştık.

Süt ve süt ürünleri konusunda İzmir'in her bir ilçesi kendine has ürünleri ile markalarını oluşturmuşlar. Karaburun yöresi Kopanisti, Seferihisar yöresi Armola, Bergama yöresi tulum peyniri, Selçuk yöresi lor tatlısı gibi...

İşte onlardan birisi Tire Çamur Peyniri...