İzmir Avrupa Caz Festivali Kapanış Konseri




PAGANINI TRIO 
Konuk Sanatçı: WOLFGANG PUSCHNIG

17 Mart, Cumartesi * AASSM Konser Salonu * 20.30

Burhan Öçal, perküsyon
Tuluğ Tırpan, piyano 
Atilla Aldemir, keman 
Wolfgang Puschnig, saksafon

Burhan Öçal, perküsyon

Vurmalı çalgılar virtüözü ve darbuka ustası Burhan Öçal, sinema oyuncusu kimliğiyle ve ülkenin önemli bestecilerinden biri olarak da Türkiye’deki çağdaş kültür ve müzik dünyasına yön veren sanatçıların başında gelmektedir. Zürih ve İstanbul’da yaşayan Öçal, aralarında mekik dokuduğu farklı kültür dünyalarının sanatsal ifade biçimleriyle çok erken tanıştı. Değişik müzik sitillerine olan merakı ve coşkusu sayesinde uluslararası çapta müzisyen ve sanatçılarla bir araya geldi.

İsviçreli caz müzisyenleri Pierre Favre ve George Gruntz, Portekizli piyanist Maria João Pires ve efsanevi Weather Report’ un kurucusu joe Zawinul ile daha genç yaşlarında birlikte çalışmaya başladı. Kendi grubunu kurması fazla uzun sürmedi. İstanbul Oriental Ensemble kuruluşundan bu yana geçen 16 yıl boyunca birçok ülkeye misafir oldu ve aralarında “Alman Plak Eleştirmenleri” Ödülü de olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Bu dönemde Sting ve Kronos Quartet gibi ünlülerle birlikte sahne aldı ve uzun yıllar boyunca Avrupa ve Amerika’da birlikte turneye çıktığı gitarist Elliot Fisk başta olmak üzere Michel Comte, Paco de Lucia ve Andreas Vollenweider gibi müzisyenlerle birlikte çalıştı. Amerikalı basçı Jamaaladeen Tacuma ile birlikte Alla Turca albümünü çıkardı; Montreal Caz Festivali’ndeki konserinde 150.000 insanı büyüledi.

Burhan Öçal bugüne kadar pek çok festivalin konuğu oldu. Bu festivallerin başlıcaları şunlardır: Montreal Caz Festivali, Montreux Caz Festivali, Womad World Music Festivali, Perugia Caz Festivali, Roma Caz Festivali, Şikago Caz Festivali, Willisau Caz Festivali, Bombay Caz Festivali, İstanbul Caz Festivali, Berlin Caz Festivali, Paris Caz Festivali, Viyana Caz Festivali, Jazz àVienne, Moskova Caz Festivali, Denhaag (North Sea Jazz Festival).

Sanatçının birlikte çalıştığı isimler arasında dünyanın en önemli fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Michel Comte da bulunuyor. Öçal’ın bitmek bilmeyen sinema tutkusu onu oyunculuğa kadar götürdü. Başarılı bir sinema filmindeki (O Şimdi Mahkûm) başrolden sonra televizyon dizileri ve reklam filmlerinde yer aldı. Ünlü Derimod firmasının reklam yıldızı oldu. Son olarak Hennessy markasının reklam filminde hip hop sanatçısı Pharrell Williams ile klip yapan Öçal, markanın Amerika’daki reklam yüzü oldu. Ünlü İngiliz şef Howard Griffiths ile Avrupa’nın birçok senfoni orkestralarında çalışmalar yaptır. Bu çalışmalarının ardından 2007 yılında Zürih Oda Orkestrası’yla birlikte konçerto alaturka albümünü yayınladı. Dünyanın çeşitli senfonik orkestralarında solist olarak yer alan Öçal bugünlerde iki büyük orkestra eseri üzerinde çalışıyor.

Sabri Tuluğ Tırpan, Piyano

İstanbul doğumlu Sabri Tuluğ Tırpan, 1989 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve sahne Sanatları Fakültesi’ne tam burslu öğrenci olarak kabul edilmiş, Martin Berkofsky ve Namık Sultanov ile piyano, Sami Hatipoğlu ile armoni ve kontrpuan çalışmıştır. 1992 yılında Viyana Konservatuarına geçiş yaparak burada Gerhard Geretschlaeger ile piyano eğitimine devam etmiş, Viyana Müzik Akademisinde İvan Erod ile kompozisyon ve müzik teorisi, Avadis Kuyumciyan ile de Oda Müziği çalışmıştır.

Viyana’da etkilendiği ve ortak çalıştığı sanatçılar şunlardır: Besteci Jorge Sanchez Chiong- (bestecinin “Reflections of Invisible” adlı eserinin ilk çalınışını gerçekleştirmiştir). Saksofonist Nicholas Simion (Polonya Miles Davis Caz Festivali, Tribute to Charles Mingus). Kemancı Patricia Kopatchinskaja (Viyana Festivali). Kkemancı Tomo Keller (Yehudi Menuhin “Live Music Concerts”, Almanya Turnesi-bu turnede Tuluğ’un 1999 deprem felaketzedeleri için bestelediği” Reflections” adlı eserinin ilk çalınışı gerçekleştirilmiştir). Kemancı Daniel Pergamenchikov (Uluslararası Davos Young Concert Artists Muzik Festival). Soprano Kristiane Kaiser (Schleswig Holstein Festivali). 

İlk CD çalışmasını 1998 Kasımında Nayden Todorov yönetimindeki Vidin Filarmoni Orkestrası ile Mozart’ın Do Major 21. Piyano Konçertosu K.V.467”Elvira Madigan” kaydederek gerçekleştirmiştir. Bu CD M.M.O. etiketi ile müzik piyasasına çıkmıştır. 

Aynı dönemde katıldığı festivaller arasında Homage to Richard Strauss (Meiningen Opera Orkestrası, Sef Kyrill Petrenko Mozart La Major Piyano Konçertosu Nr.24), Silver Bay Summer Festival U.S.A., Cumhuriyetin 75. Yıl kutlamaları çerçevesinde Kanada Turnesi, C.R.R. Birinci Piyano Festivali, İstanbul ve Jeunesse Bach Festivali 2000 Viyana sayılabilir.

2002 yılında George Orwell’in 1984 kitabından esinlenerek bestelediği HEARTS müzikali Musical Coctail dergisi tarafından son yıllarda Almanca konuşulan ülkelerde bestelenmiş en iyi müzikal olarak değerlendirilmiştir.

2004 yılında müzik direktörlüğünü yaptığı Scherzo Yaz Festivali-Klagenfurt’da Mozart’ın Figaro’nun Düğünü Operasının temalarından yola çıkarak bestelediği caz stilindeki ikinci müzikali FIGARO çok büyük beğeni toplamış, sonraki sene Bloch & Erben basın evi tarafından satın alınan eser, Almanya’ da da birçok yerde seslendirilmiştir.

2005 yılında çıkardığı kendi eserlerinden oluşan “My Red Color” isimli çalışması, Fishtank etiketi ile tüm Avrupa’da piyasaya çıkmış ve Avusturya’da yılın en iyi çalışmaları arasında gösterilmiştir. 

2007 yılında bestelediği Mevlana/Simyacı Senfonik Şiir’inin ilk seslendirilişi Aya İrini Kilisesinde Vienna Classical Players, Sef, Martin Kerschbaum, soprano Sertab Erener, neyzen Burcu Karadağ, koreograf, Ziya Azazi tarafından gerçekleştirilmiş aynı yıl Mevlana yılının kapanış konseri olarak Lütfü Kırdar’da ve Viyana Radyosu-ORF Sendesaal-, Feldkirch Festivali, Fazıl Say piyano festivali Antalya'da büyük basarı ile seslendirilmiştir. 

2008 yılında ALEV -Avusturya Liseliler Eğitim Vakfı- okullarının 10. yılı ve 9 Mayıs Avrupa günü münasebeti ile bestelediği GAIA Senfonisi, ALEV Okulları çocuk korosu, Wiener Jeunesse Orkestrası-Şef, Herbert Boeck- tarafından Süreyya Operasında ilk defa seslendirilmiştir.

2009 yılının Ocak ayında ilk sahnelenişi gerçekleştirilen "Ne Dersin Azizim"-Yönetmen, Yücel Erten- adli oyunun müziklerini bestelemiştir. 

2010 yılında pozitif etiketi ile çıkan “My Green Color” da, Pat Metheny Group’un da davulcusu olan Antonio Sanchez, elektrik basçı Juan Garcia Herreros ve Sertab Erener ile çalışan sanatçı, ayni yıl Şef İbrahim Yazıcı yönetiminde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ve Şef Naci Özgüç yönetiminde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile 1. Piyano Konçertosunu seslendirmiş, Ankara Film Festivalinde de Atıl İnaç’ın “Büyük Oyun” isimli filmi ile en iyi müzik ödülüne layık görülmüştür. 

Mayıs 2010’da İstanbul ile birlikte diğer iki kültür başkentinden biri olan Macaristan’in Pecs şehrinde Mevlana Simyacı Senfonik Şiirini Vienna Classical Players ile seslendiren sanatçının bir sonraki projesi Friedrich Gulda’nın solo piyano eserlerinin tamamının CD kaydı olacaktır. Sanatçı yaşamını Viyana ve İstanbul’ da sürdürmektedir.

Atilla Aldemir, Keman

1975 yılında İstanbul’da doğan Atilla Aldemir, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Prof. Çiğdem İyicil’in keman sınıfından 1994 yılında mezun oldu. Ardından Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı bursuyla 1999’da Almanya Detmold Müzik Yüksek Okulu’unda Prof. Lukas David ile lisansüstü eğitimini tamamladı. Çalışmalarına Folkwang Müzik Yüksek Okulu’nda Prof. Mintcho Mintchev ile devam eden sanatçı, konçerto solisti diplomasını takdir derecesiyle alarak bu okuldan 2002’de mezun oldu. 

2007 yılında Uluslararası 14. Johannes Brahms Yarışması keman kategorisinde ikincilik ve iki özel ödül kazanan Aldemir, aynı yarışmanın 2008 yılı viyola kategorisinde üçüncülük ve en iyi çağdaş eser yorumu ödülüne layık görülerek, bu yarışmanın tarihinde beş ödüle sahip tek yarışmacı unvanına sahip oldu. Sanatçının kazandığı diğer ödüller arasında 2006 Premio R. Lipizer Yarışması - The passion for music, strong artistic temperament - ödülü, 2005 8. Zagrep Vaclav Hulm finalist, Essen Folkwangpreis (2002), Vestfalya Kültür Ödülü (1998), T.C. Kültür Bakanlığı Genç Yetenekler Keman Yarışması (1998) ikincilik ödülü bulunmaktadır. Aldemir bugüne kadar birçok Avrupa ülkesinde, ABD, İsrail ve Mısır’da verdiği konserlerde Berlin Filarmoni, Viyana Konzerthaus, Musikverein Viyana konser salonlarında, Camerata Salzburg, Orchestre National de Bordeaux, Orchestre National de Montpellier, Viyana Filarmonia, Viyana Oda Senfoni, Zagreb Filarmoni, Berlin Senfoni, Borusan Filarmoni, Bilkent Senfoni gibi orkestralar ve Türkiye’deki tüm Devlet Senfoni Orkestraları ile Gürer Aykal, Rengim Gökmen, Alexander Rahbari, Sascha Göztl ve Lawrence Foster gibi şeflerle çalmıştır. 

2003’de Berlin’de Dreyer Gaido Musik Produktion firması için - Türk Müziğinin Çağdaş Sesi - adlı CD kaydını gerçekleştirmiş, Fono Forum Müzik Dergisi bu kayıt için - kendilerini tam anlamıyla bu alışılmamış repertuvara vermeleri büyük bir talih olarak nitelendirilmeli - yorumunu yazmıştır. Birlikte çaldığı sanatçılar arasında piyanist Fazıl Say, Hüseyin Sermet ve Itamar Golan, çellist Marcio Carneiro, neyzen Kudsi Erguner gibi isimler bulunmaktadır. 
2002-2008 yılları arasında Viyana’da Barbara Gorzynska ve Prof. Matthias Maurer ile çalışan sanatçı, konserlerinde 1840 yapımı J.B.Vuillaume keman ve Sergio Peresson viyola ile çalmaktadır.

Wolfgang Puschnig: Korintli Kozmopolit 
İnsanın nereden geldiğini unutmadan açık fikirli olması. Güçlü bölgesel kökenler ve kozmopolit bir yaklaşım: Wolfgang Puschnig, hem kişi hem de müzisyen olarak oldukça sık biçimde basit bir slogana indirgenen bu önemli zıtlığı barındırıyor. 

1980‘lerin başlarından itibaren bu özelliği Puschnig‘i hem bir markaya hem de Avrupa caz dünyasında kusursuz bir örneğe dönüştürmüştür. 

Puschnig için, Avusturya’nın en güneyindeki, Germanik, Slav, Romen kültür ve dillerinin kesişme noktası olan Korint bölgesi, toplumsallaşma, müzikal düşünce ve duygunun temellerini oluşturmuştur. 

21 Mayıs 1956’da Klagenfurt’ta (Slovence’de Celovec’de) doğdu; folk şarkılarının (hep çok şarkı söylendi), cazın ve pek çok diğer türde müzikal hareketin şekillendirdiği gençliğini de burada yaşadı. Okul bitirme sınavlarından kısa süre sonra, 1974 yılının baharında, şansını Avusturya’nın uzaktaki başkenti Viyana’da denemek için Korint’ten ayrıldı. O döneme kadarki tek sanatsal tecrübesi Klagenfurt çıkışlı underground grubu Sokrates Sixtinic Bongoloids ve amatör tiyatro olmuştu. 

Wolfgang Puschnig Viyana Üniversitesi’nde müzikoloji ve İngilizce öğrenimi için kayıt yaptırdı. Ağız bölgesiyle ilgili sağlık sorunları dolayısıyla Viyana Müzik ve Sahne Sanatları Akademisi’ndeki klasik flüt eğitimini yarıda bıraktı. Bunun yerine Avusturya’nın caz sahnesinde saksafoncu olarak görev almak için arayışlara girdi ve Viyana Müzik Akademisi’nde caz derslerine katıldı. 19 Mayıs 1977’de, aslında sadece piyanist Mathias Rüegg’le düet yapmak istediği bir konser sırasında, beklenmedik biçimde Viyana Sanat Orkestrası (Vienna Art Orchestra- VAO) olarak ünlenen topluluğun kurulmasına katkıda bulundu. İlk single’ı Jessas na! (Oh my God!) bu büyük müzik topluluğunun anarşist, flux benzeri ilk evresinin örnek teşkil eden olayıydı. 

1979’da ve yurt dışında 1980/81 arasında ilk önemli festival performansları süresince “Tango From Obango” adlı uzunçaları kaydederek büyük atılım yaptılar. Bunu izleyen yıllarda Wolfgang Puschnig Concerto Piccolo (1980), From No Time to Rag Time (1982), The Minimalism of Erik Satire (1984) ve Lonely Nightride of a Saxophone Player (1985) gibi, Mathias Rüegg’in hem bestelerini hem aranjmanını yaptığı pek çok efsane programda orkestranın en önemli solisti oldu. 

Viyana Sanat Orkestrası’nın 1980’lerin ortalarında Tayland ve Amerika’da konuk sanatçıların sergiledikleri performanslar ve TDWR kategorisinde Down Beat anketlerinin sıralamasında ilk sıralarda olması, Avrupalı, öncü, big band müzisyenleri olarak isimlerini güçlendirdi.

Puschnig, Part of Art Beşlisinin bir üyesi olarak (Herbert Joos, Uli Scherer, Jürgen Wuchner ve Wolfganf Reisinger ile birlikte) performans sergiledi; Beşli, 1980 ve 1983 yılları arasında iki uzun çalar kaydetti ve oldukça deneysel olan şair Ernst Jandl’la birlikte projelerde yer aldı; ilk projeleri 1984’de Bist eulen? Adlı uzun çalar ile açığa çıktı.

1980’lerin ortalarında Puschnig ve Reisinger’in dayanışması oldukça beğenilen Pat Brothers (Linda Sharrock ve Wolfgang Mitterer ile birlikte) ve Air Mail (Harry Pepl ve Mike Richmond ile birlikte) gruplarında üretkenliğini ve sürekliliğini korudu. 

Puschnig 1970’li yıllardan bu yana, uzun yıllar VAO’nun piyanisti olan Alter ego (old Ego) Uli Scherer’le müzikal düet ilişkisi içindeydi. 

Bu tercih artık daha da güçlenmişti: 1981’li yıllardan itibaren, o dönemde 58 yaşında olan Avusturya ve Avrupa cazının baba figürü olan Hans Koller, Puschnig’i free sax-dialogues (bağımsız saksafon diyaloglarına) davet etmekten mutluydu. 

Puschnig’in Wolfgang Mitterer’le düet işbirliği 1986 yılında oldukça deneysel elektro-akustik uzunçalar Obsooderso ile sonuçlandı.

Puschnig’in bu en yakın ve güçlü iletişim biçimleriyle ne kadar ilgilendiği, bir solist olarak ilk kez sahneye çıktığı 1988’de yayınlanan Pieces of a Dream de de görünür hale geldi: 1985’ten bu yana birlikte çalıştığı Carla Bley’le, Ornette Coleman’ın eski bateristi Jamaaladeen Tacuma’yla, Hans Koller, Linda Sharrock, Hiram Bullock, Harry Pepl ve diğer pek çok kişiyle yapılan düetler, Korint halk şarkısı Is scho still uman See (Gölün çevresi hala sessiz)in koro aranjmanı ile son şeklini alıyordu, bu Puschnig için program niteliğinde bir açıklama anlamına geliyordu: uluslararası cazın dünyası ilk kez vatanının küçük dünyasıyla tanışmıştı. 

Yanısıra, ilk kez en dışavurumcu esini -şarkı söyleme-nin, daha 1980’lerde Puschnig’in alto-saksafon müziğinin tartışmasız biçimde alametifarikası olan Blues tarzı cümlelemenin, aslında Slav kültüründen oldukça fazla etkilenen Korint geleneksel müziğinin melankolisinden doğduğu net biçimde ortaya çıktı.

Kısa süre sonra bir dönüm noktasına ulaşıldı: burada (çoğunlukla Linda Sharrock’la bir arada) yer aldığı pek çok iş birliği ve proje içinde sadece en önemlilerinden bahsedilecek: (1987’den bu yana) Koreli perküsyon kuartet Samuel Nori ile çalışması, Jamaaladeen Tacuma’yla yaptığı heyecan verici Gemini (düet-funk) ilişkisi, benzer biçimde, Puschnig’in funky-groovy caz dinamiklerini, geleneksel kostümler içinde Amstetten’dan doğan halk bandosunun bando tarzı harmonik olarak uyumsuz compressed properness’ıyla karşılaştırması. Bu muhtemelen en çok esinlenilen başarısı olarak nitelendirilebilir. 

Korintli, Afro-Amerikalı, Koreli ve siyahi. Özellikle Carla Bley’in Very Big Band‘indeki solist ya da Ernst Jandl’ın Konkrete Poesie (concrete poetry)sini Afro-Amerika’nın güncel groove ve rhyme’ları olan jet-black Rap-lyrics’le birleştiren Mixed Metaphors gibi oluşumlarda, birlikte ritüelleri standartlaştırdığı, daha çok Kurt Ostbahn adıyla tanınan Avusturyalı ozan ve şarkıcı Willi Resetaris’le yanyana olduğu süre içinde her zaman kendisi olarak kaldı. 

Ağıtsal tonlaması, kişisel tarzına katkıda bulunan dizelerin melodik anlatımı hem amatörleri hem de uzmanları etkiliyor. Bunların yanısıra –oldukça kafa karıştırıcı bir post-modernist çeşitliliğin olduğu- bugün bile, ilk seste kendini belli eden romantik biçimde büyüyen bir lehçe geliştirmenin mümkün göründüğünü gösteriyor.

Kişinin kendi köklerini unutmadan açık fikirli olması. Işte mesele bu. Pek az kişi bu tür estetik kırılmalarda başarılı olmuştur. İçlerinde pek azı Wolfgang Puschnig’inkiler kadar rahatlatıcı biçimde duyulara hitap eder. Bu model oluşturabilecek bir mesajdır. Yalnızca Avrupa için değil. Yalnızca Korint için değil. Andreas Felber

Kaynak: İKSEV


Yorumlar

Popüler Yayınlar