Ekin 21

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü'nün (kısaca konservatuar) her yıl bahar aylarında düzenlediği Ekin gösterilerine 3-4 yıldır gitmiyordum. 

Bu sene 21. kez sahne alan konservatuarın, yıllar içinde yaklaşık 15 gösterisini izleme olanağı buldum. 

Ancak ne yalan söyleyeyim bende geçmişte bıraktığı tadı bırakamadı bu sene...



Oyunlar iyiydi, sunum rahattı, kostümler her zamanki gibi çok ihtişamlıydı, müziklere diyecek sözüm yok zaten, ama nedendir bilinmez ben çok etkilenmedim.

Ben mi doydum, yoksa gözüm eski dostlarımı aradı sahnede bilemiyorum ancak şurası bir gerçek ki oynayan arkadaşların bir kabahati yoktu.

Soma'dan derlenen yeni seyirlik oyun ve danslar sanıyorum ilk defa sahneleniyor. Serbest bir sunum yapılmış ve seyirlik oyunlarla süslenmiş gayet rahat ve akıcı bir şekilde geçti. Rize ve Artvin yöreleri ise ilk yarının diğer iki yöresiydi. Yaklaşık 10 sene önce derlenen ve sahnelenen oyunlardan bir kısmı tekrar sahnelendi. İlkini izlediğim için olsa gerek çok fazla etkilenmedim. Ancak Artvin kızlarının kostümleri çok güzeldi. Kostüm sorumlusu Talha Abla'yı tebrik ediyorum yine döktürmüş.

İkinci yarı kuzey doğudan, kuzey batıya geçiş yapıldı ve Balkanlarda oynanan Türk oyunlarından örnekler sergilendi. Talha Abla harikasın diyemeden edemeyeceğim yine. Burada Merih Hoca'nın hakkını yememek lazım o da kostümlerin derlenmesi ve sunumunda büyük pay sahibi. Kızların kostümü tam sahne kostümüydü. Çok etkileyici görünüyorlardı. Oyunlar diğer yörelere göre daha nizami düzenlenmiş ve sahnelenmişti. Müzikler    doyurucuydu.

Son olarak Elazığ ve Adıyaman yörelerinin sahnelendiği gecenin en etkileyici bölümü seyirlik oyunlarla süslenen ve hüzünlü bir sonla biten Fırat/Sal sahnesiydi. İlhan Hocam yıllardır sahneletmek istediği bu oyunları yine istediği gibi sahneleyememiş ancak yine de çok güzeldi.

Adıyaman ekibini izlerken 1992 senesinde aynı sahnede ilk kez A kadro ile gösteri aldığım EFEM gösterisi geldi aklıma. Pekte konsantre olamadım ekiplere.

Ancak şu bir gerçek 1995 senesinden 2005 senesine kadar bu kadroda gösteriye katılan dansçıların büyük çoğunluğunu tanıyordum. O zaman yapılan işler gerçekten çok güzel ve profesyonelce geliyordu bana.

Bu sene doyamadım. Olmadı bir türlü... Ya gözlerim eski simaları hatırladı ya da artık o eski heyecanım yok.
Yinede emeği geçen herkesi tebrik ediyorum kusursuz bir gösteriydi..

Bu kadar yazdım eleştirmezsem için rahat etmez.. :) Ne de olsa Halk Oyunları camiasında 26 sene hizmet ettim bu geleneği iyi öğrendim.

Değerli hocalarım;

- Artık seyircilerden gereken saygıyı göremeyeceğinizi öğrenmiş olmalısınız. Ancak siz çizginizi değiştirmeyin. Gösteri biletlerinde 20:30'da gösteri başlar yazıyorsa başlayın. Ve başladıktan sonra salonun kapılarını kapatın. Onlar yine geç gelecekler, sahnenin karartıldığı ve görsel bir şov yapıldığı sahnelerde yine flaş patlatıp espriyi bozacaklar, yine gösteri esnasında konuşacak, ayağa kalkacaklar... Onlar öğrenemeyecek bu işi siz zorla öğretin.

- Girişte herkese dağıtılan programın, gösteri başlangıcında barkodan hiç kimsenin okuyamayacağı küçüklük ve teknolojik yoksunlukla sunulması sizce geceye yakıştı mı? Çok amatörceydi.

- Ekiplerin sahnede rahat olabilmesi için uğraştığınızı düşünüyorum o nedenle çok fazla koreografik çeşitliliğe gitmemişsiniz. Ancak bu ekibinizin oynarken ki jest ve mimiklerini serbest bırakmamalıydı. Çok eğlenceli bir oyunu oynarken somurtan, çok hüzünlü bir finalde duygusuz bir surat ifadesiyle duran oyuncu ne kadar etkili olabilir. (Bunu özellikle yazıyorum çünkü bunu bana siz öğrettiniz)

- Son olarak ta bilet keşmekeşine biraz değinmek istiyorum. Gösteriyi iki gece yapıyorsunuz en ön sıralar protokol adı altında gösteriyi hazırlayan ve defalarca provasını izleyen hocalar ve misafirlerine, orta sıralardan itibaren arkaya doğru okuldaki kıdeme göre öğrenci ve yakınlarına ayrılmış. Görüyoruz ki İzmir Halk Oyunları camiası bu gösteriyi merakla bekliyor, neden daha fazla gösteri yapılmıyor. Eğer imkanınız yoksa o zaman önlerde oturan hocalara okulda ayrı bir gösteri yapılsın. Niye biz gerçekten sizleri alkışlamaya gelen davetliler en arkalara kalıyoruz? Ya da bilet bulamıyoruz.

Eleştirilerim bok atmak için değil gerçekten yapıcı olmak içindi.

Tekrar tebrik ediyorum.

Yorumlar

Popüler Yayınlar