Halk Oyunları Gecesi

İzmir'in genç ama başarılı gruplarından birisi olan İzmir Folklor GSK Derneği, 4 yıldır sahnelemekte olduğu "Adım Adım Kurtuluş" gösterisini tamamlayarak bu sezon yeni bir gösteri ile izleyenlerinin karşısına çıkıyor.

Etni-Ka Grubu'nun da bir konserle süsleyeceği gece İsmet İnönü Sanat Merkezi'nde yapılacak...

Geçtiğimiz yıllarda yeni kurulmuş olmasına rağmen proje gösterileri ile tanınan ve Türkiye Halk Oyunları Şampiyona'sında aldığı Türkiye ikinciliği ile sesini duyuran İFD, bu sene emeklerinin karşılığını, 26 Haziran 2010 Cumartesi günü Fuar İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde düzenleyeceği konserli halk oyunları gösterisi ile almaya çalışacak.



Etni-Ka

Müzik bize insanlık kadar eski zamanlardan sesleniyor. Yaradılıştan önceki zamanların açıklandığı en saf kelime: Kaos

Başlangıçta “kaos” vardı. Tüm zamanların en dinamik kavramı. Kaos bizi tarihin derinliklerinde bir kültüre, Babil’e götürür. Babil’in anlamlarından biri de kargaşadır. Kargaşa ve kaos iki kardeş kavram. Her ikisinde de düzenin altyapısı görülür. Kaos olmadan düzen olmaz.

Babil adını meşhur asma bahçelerle tarihe perçinlemekle kalmamış, aynı zamanda dillerin meydana geliş efsanesi ile de ilgi odağı olmuştur. Tüm dillerin Babillilere verilen bir ceza sonucu oluştuğunu unutmamak gerekir. Yeryüzünün tek dilli olduğu dönem Babilliler yüzünden sona ermiştir.

Kaosun doğurduğu düzen sonunda yeryüzüne insanların yaşayabileceği ortamı getirdi. Ve ortaya Pangea çıktı.

Tüm kıtaların sular içinde tek parça olma durumu. Tıpkı “vahdet-i vücud”, yani mutlak birliğin olma hali.Kısacası “bir” olma hali.

Zamanla ikiye bölünen Pangea’nın güney kısmı: Gondvana, kuzeyi ise: Lavrasya olarak adlandırılır. Daha sonra, diğer bölünmeler ile dünyamız bu günkü halini aldı.

Gerek Babil olsun, gerek Pangea olsun her ikisi de çokluk ve birlik kavramlarını içerir. Tıpkı bu kavramları bünyesinde barındıran Etni-ka gibi. Etni-ka da çokluk kavramından yola çıkarak birliğe yönelen, kendini müziğin kültürel kodları ile ifade ederek tek anlam denizi oluşturmaya çalışan müzik grubu…

Yeni bir müzik grubunun doğuşuna tanık oluyoruz. Etni-ka…

Tıpkı “kaos”un doğurduğu toprak ana ve diğerleri gibi. Kaos ve Etni-ka arasındaki bağlantı, kelimenin içinde gizli. Etnoloji ve kaostan gelen iki ek; “Etni-ka”nın alt yapısını oluşturdu. Etnoloji (budunbilim) aslında etnik’e değil, kültüre gönderme yapar. Kültür her şeyi kapsayandır. Sanat kültürün içindedir. Müzik de sanatın, dolayısıyla kültürün alanında yer alır. Etni-ka’daki “etnik” kelimesi müzik kültürüne yönelik anlam ifade eder. “Ka” eki ise kaostan gelir. Kaos, var olan “düzen”sizliği günümüzde karmaşayı anlatır. Kaosta sığınak sanat, yani müziktir. Müzik kaostaki negatif enerjiyi yok etmekte en önemli sanat elemanıdır.

Enstrumantal müzikte cesur bir çıkış yapan Etni-ka, Anadolu içlerinden başlayıp yayılan ezgileri, bağlamanın güçlü ifadesi ve kavalın sürükleyici büyülü sesiyle dünya literatürüne taşıyor. Kültürümüzün müzikal kodlarını, Balkanlardan Orta asya’ya güney ve kuzey batı Avrupa’dan Afrika’ya yerel müzikal öğelerle yoğurup kendi bünyesinde içselleştiriyor. Etni-ka, müziğin dilinde yeni bir arayışa girerek, naif bir melodik yapının, metaforik olarak algılanmasını başarıyor. Ezgisel kalıpların sofistik içeriği, naiflik olgusu ile zıtlık gösterirken dinleyiciyi ironik atmosfere sürüklüyor.

Grup Ekim 2006 da Sinan Ayyıldız ve Serdar Deli tarafından kuruldu .Türk halk çalgılarının kapasitesini göstermek ve sınırlarını zorlayarak günümüzde hakim olan vokal anlayışlı müziğe muhalif olarak ortaya çıktı.

Müzikteki farklı etkileşimleri kendilerine özgü icra teknikleri ile arayan bu iki müzisyene daha sonra gitarda Özgür Şahin katıldı. Bir süre üçlü olarak çalışan ve sahne alan ekibe son olarak basgitarda Ersan Ergün ve perküsyonda Ümit Kartal’ın katılımıyla grup son halini aldı.

Grubun ilk albümü olan Pangea’da birbirinden güzel 11 ezgi yer almakta. Yöresel motifleri modern müzikal tınılarla harmanlayan Etni-Ka; dinleyenleri Orta Asya’dan Balkanlar’a dünya müzik coğrafyasında keyifli bir yolculuğa davet ederken enstrümantal müziğe yeni bir soluk kazandırıyor.

Albümün müzik yolculuğu Azerbaycan halk ezgilerinden “Ay Laçin” adlı parça ile başlıyor. Gürcistan’dan, Selanik’e; Makedonya’dan Anadolu’ya ve Bulgaristan’a uzanan geniş bir coğrafyanın ezgilerinin yer aldığı albümde aynı zamanda yeni besteler de yer almaktadır.

Albüm çalışmalarında yer alan konuk sanatçılar, genç müzisyenlerimize destek olarak sanat kültüründeki dayanışmayı gösteriyor. Tüm hayatını Anadolu müziğine adayan Erol Parlak bağlamasıyla tekeler köyü zeybeğine ruhunu katarken Bekir Sakarya akerdeonuyla bir Bulgar ezgisine eşlik ediyor..Gürkan Çakmak dudukla nefesinden bir iz bırakırken Uğur Önür de sihirli parmaklarıyla zerreyi deryaya dönüştürüyor…

Albümün kapak tasarımında ise ünü dünyanın her yerine yayılmış ebru da kendi ekolünü yaratmış olan ebruzen Hikmet Barutçugil’in desenleri kullanıldı..Albümü elinize alır almaz dikkat çeken kapakta ve kitapçıktaki ebru desenleri görsel bir şölene dönüşerek sizi hayal aleminde keyifli ve derin bir yolculuğa cıkarıyor…

Müzik Yönetmenliğini Sinan Ayyıldız’ın üstlendiği,prodüktörlüğünü Serdar Deli nin yaptığı Pangea; Yapımcı Ütopya Müzik ve Artvizyon Müzik etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor… Tüm müzik marketlerde.

Yorumlar

Popüler Yayınlar